Londra İçin Geliştirilen Fantastik Havalimanı Projesi

Londra’ya âşina olan Havayolu 101 okurları, şehrin merkezindeki King’s Cross mevkisinin şehir içi ulaşım anlamında ne kadar kilit bir konumda olduğunu bilirler.

Günümüz Londra’sında King’s Cross & St. Pancrass yeraltı istasyonu tam altı farklı metro hattının kesiştiği bir istasyon olması özelliği ile Londra metrosu içinde adeta bir “hub” niteliğine sahip.

Metro hatlarının kesişim noktası olmasının yanı sıra tarihi St. Pancras Tren İstasyonu’na da ev sahipliği yapan alan, uzun yıllardır Londra’nın merkezi noktaları arasında kabul edilmekte.

Mimar Glover’ın Tasarımına Ait Eskiz Çalışması

Günümüzde tarihi St. Pancras Tren İstasyonu’nun kuzeyinde kalan alanda gerçekleştirilen King’s Cross Regeneration Scheme projesi ile bölge gerçek bir dönüşümün içine girmiş olsa da bu alan aslında 1930’lu yıllardan 1990’lı yıllara kadar Londra’nın sosyo ekonomik anlamda en geri kalmış ve şehirdeki genelevlerin çoğunlukla kümelendiği yerlerden birisi idi.

Ancak günümüzde dünyanın en yoğun trafiğe sahip havalimanlarından olan Heathrow’a ev sahipliği yapan Londra için 1930’lu yılların başka bir anlamı daha var.

1930’lu yıllarda tarihin akışı farklı seyretseydi bugün King’s Cross bölgesi sadece raylı sistemler için bir kesişim noktası değil ayrıca hava trafiği için de bir cazibe merkezi olacaktı.

Zira 1931 yılında mimar Charles Glover bölgede inşa edilmek üzere “gökyüzünde bir havalimanı” tasarlamıştı.

Ancak proje, çok büyük tasarım riskleri içerdiği için dikkate alınmadı.

Charles Glover

Günümüzde King’s Cross mevki ile Angel mahallesini birbirine bağlayan Pentonville Road yokuşu üzerinden uçakların iniş yapmasına olanak tanıyan bu tasarım bir at arabasının tekerleği şeklini oluşturan ve birbirini kesen yaklaşık 800 metre uzunluğunda dört adet betonarme pistin, pist başlarının bir daire vasıtasıyla birbine bağlanması şeklindeydi.

Günümüz şartlarına göre sadece tebessüm ettirebilen bu çalışmanın Mimar Glover tarafından gündeme getirilmesinin esas sebebi aslında, yine o yıllarda bölgenin gelişmemiş ve gelişmeye ihtiyaç duyuyor olmasıydı.

1931 senesinde basılan Illustrated London News gazetesinde yer alan bir makaleye göre Charles Glover, Central Airport for London olarak adlandırdığı tasarımına ait modeli İnşaat Mühendisleri Enstitüsü’ne aynı yılın Haziran ayında sunmuş ve projesinin o dönemin koşullarında yaklaşık 5 Milyon Pound’a hayata geçirilebileceği ifade etmişti.

Bu meblağın bugünün parası ile yaklaşık 300 Milyon Pound’a tekabül ettiği düşünülünce, projenin pek de gerçekçi olmadığı söylenebilir.

Charles Glover

Charles Glover o günlerde, King’s Cross and St. Pancras tren istasyonlarının üzerine inşa edilmesinin planladığı havalimanı için hem ticari hem de özel uçuşların yapılabileceğini öngörmüştü.

Glover ayrıca tasarımında, kendi özel uçaklarına sahip işadamlarının uçaklarını parkedebilmeleri için pistlerin altında bazı hangar alanları ve bu uçakları uçuş gerçekleştirecekleri zaman pist seviyesine taşıyacak asansörler planlamıştı.

Yolcuların da yine uçaklar gibi, uçağa binebilmeleri için asansörleri kullanacağı düşünülmüştü.

O yıllardaki merkezi konumuna rağmen hiç bir mania sorunu ile karşılaşmayan bu tasarım, tam sekiz farklı yönden inişe izin verebiliyordu.

Uçakların kalkış izni alana kadar pist başlarını birbirine bağlayan çemberde tur atması gerektiği belirtiliyordu ve kalkışlar da yine inişler gibi tam sekiz farklı yönde gerçekleştirilebilecekti.

Ancak projenin o yıllarda onay alamamasının arkasında iki temel haklı argüman vardı.

Birincisi; pistlerin uzatılamaz yani tekerleğin çapını ileride genişletmenin çok zor gözükmesi; ikincisi ise, havalimanının bir bina boyu yüksekliğe kurulacak olmasından dolayı uçakların halkın üzerine düşme riskinin çok yüksek olmasıydı.

Charles Glover’ın bu tasarımı o günlerde rağbet görmemişti ancak bölge ile ilgili içinde bir uhde kalmış olacak ki, tarihler 1961 senesini gösterdiğinde kendisini bu sefer, Covent Garden bölgesindeki eski sebze & meyve halinin yer aldığı alana modern bir pazar yeri tasarımı yapıp, binanın tepesinde de en azından bir havalimanı olmasa bile heliport olmasını önerirken görüyoruz.

1961 yılına ait video görüntülerine ise buradaki linkten ulaşılabilir.

Mimar Kenneth Lindy ve Winton Lewis Tarafından Hazırlanan Rooftop Runway Projesi

Ancak Londra’ya bir City Airport kazandırma teşebbüsleri o yıllarda Glover’ın projesi ile sınırlı kalmamıştı.

1935 yılına gelindiğinde eski adıyla Corporation of London olan ve günümüzde Londra’nın merkez bölgesinin belediyesi olan City of London, Thames Nehri’nin güneyinde bir arazi satın alarak bir City Airport inşa etmek istemiştir.

1945 yılında bu amaçtan hareketle bu sefer Kenneth Lindy ve Winton Lewis adlı mimarlar kendi özgün tasarımları ile ortaya çıktılar.

Bu ikili, şehrin iş merkezlerine yakın bir alanda kurulmak istenen City Airport projesi için, bugün olduğu gibi o yıllarda da şehrin iş merkezi sayılabilecek olan Liverpool Street bölgesine yakın, Tower Bridge ve London Bridge yapılarının yakınlarında, Thames Nehri’nin tam üzerine kurulacak ve o dönemin şartlarında altından bayrak direği en yüksek uzunluğa sahip gemiler geçebilirken ayrıca en büyük büyük ebatlardaki uçaklara da hizmet verebilecek bir “Rooftop Runway” projesi ortaya attılar.

London_City_Airport_Zwart

Londra City Havalimanı

Bu projeye de o yıllarda böylesi merkezi bir konumda yol açacağı aşırı gürültü sebebiyle ciddi muhalefet edildiği söyleniyor. Zaten bu proje de hiç bir zaman gerçekleşmiyor.

Tüm bu tarihi girişimlere rağmen tarih Londra’nın ancak, şehrin Canary Wharf bölgesinde yeni bir iş merkezine kavuşmasına paralel 1987 yılında hizmete giren London City Airport sayesinde City Airport hayalini gerçekleştirebildiğine tanıklık etmiştir.

Emin Atak

İnşaat Yüksek Mühendisi olan Emin Atak, özel sektör ile yurt içi ve yurt dışında bir çok havalimanı projesinin planlama, tasarım, uygulama ve işletme süreçlerinde yer almıştır. Halen kariyerine yurt dışında devam eden Atak, özellikle PPP (Public-Private Partnerships) projeleri üzerine yüksek lisans seviyesinde araştırmalarını tamamlamış olup, profesyonel iş hayatının yanı sıra, havalimanı işletmeciliği, havalimanı projelerinin planlanması ve finansmanı konularında kişisel olarak araştırmalarını sürdürmektedir