İran’daki Havalimanları Ambargo Sonrasına Hazır mı?

Tahran_IKA_Havalimani

Tahran İmam Humeyni (IKA) Havalimanı

Yıllardır süren ambargolara rağmen İran, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da, Suudi Arabistan’ın ardından en büyük ikinci ekonomi.

Dünya Bankası verilerine göre 2014 yılında 79 Milyonluk nüfusu ile yaklaşık 400 Milyar Dolarlık GSYİH’ya sahip olan İran, dünyadaki en büyük ikinci doğalgaz ve en büyük dördüncü petrol rezervine sahip ülkesi konumunda.

Önümüzdeki aylarda, yıllardır uygulanmakta olan ambargoların kalkması sonrasında ülkenin uluslararası ticaret hacminde bir genişleme yaşanacağı şüphesiz.

Bu çerçevede, İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı bir kamu kuruluşu olan ve İran’da 56 adet havalimanı işleten Iran Airports Holding Company (IAHC), önümüzdeki 15 sene içerisinde çok ciddi sayıda havalimanı yatırımı gerçekleştirmeyi planlıyor.

Söz konusu yatırımların içinde Ahvaz ve Buşehr kentlerinde yapılması düşünülen yeni havalimanları da yer almakta.

2014 yılı itibarıyla İran, 67 havalimanı ve yıllık ortalama %6 büyüme oranı ile toplam 47 milyon hava yolcusuna sahip durumda.

Ülkenin en önemli havalimanı Tahran’da bulunan, sadece uluslararası uçuşlara ev sahipliği yaparak İran’ı dünyaya bağlayan en önemli kapı konumundaki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı (IATA: IKAICAO: OIIE).

Katar, Abu Dhabi ve Dubai’ye yaklaşık olarka eşit mesafede bulunan IKA, bölgedeki avantajlı konumuyla İran adına rekabetçi bir hub olarak geliştirilebilir.

Ancak bunun önündeki en büyük engel, önümüzdeki 5 senede 300, 10 senede ise 400 yeni uçağa ihtiyacı olduğu öngörülen İran havayolu şirketlerinin marka bilinilirliği ve İran’ın dünyada havayolları vitrininde bilinir bir marka havayoluna sahip olmaması.

Nitekim Katar, Doha Havalimanı’nı Qatar Airways’in gelişimine paralel bir biçimde büyütürken; Abu Dabi Emirliği, Abu Daabi Havalimanı’nı Etihad Airways ile yaptığı tandem sayesinde, Dubai ise Dubai Havalimanı’nı Emirates sayesinde büyütebilmekte ve rekabetçi hale getirmekte.

Bu noktada İran’ın bölgede hub havalimanı rekabetine girebilmesi için önce güçlü bir millî havayoluna sahip olması gerektiğini söyleyebiliriz.

Benzer şekilde İstanbul Atatürk Havalimanı’nın son yıllarda sergilediği muazzam büyüme başarısını da bir resim olarak düşünürsek, THY’nin büyümesinin de o resmin en önemli rengi olduğunu söylemek zorundayız.

İranlı Havayolu Şirketlerinin Gelecekteki Filo Genişlemeleri

Iran Air_Boeing 747_EP-IAB_Istanbul_2007_002

İran Air’e ait bir Boeing 747, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda – Temmuz 2007

IAHC’den Ahmadreza Bayati Doosti, ülkenin havayollarının önümüzdeki 20 sene içinde 20 Milyar USD tutarında filo yenileme ihtiyacının olduğunu aktarıyor.

İran Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Mohammad Khodakarami ise ülkenin önümüzdeki 5 senede her yıl 80 uçağa ihtiyacı olacağını ifade etse de bu rakamı sürdürülebilir hale getirmek gerekli personel eğitimi, bakım kabiliyetleri, hava sahası, havacılık altyapısı ve regülasyon düzenlemeleri açısından imkânsız gözükmekte ve genel kanı İran havayolu pazarındaki ihtiyacın önümüzdeki beş senede 300, on senede ise 400 uçak olacağı yönünde.

İran’ın mevcut en büyük üç havayolununun filo genişliği ise Aralık 2015 itibariyle 215 uçak.

Ancak bunların sadece 135 adeti aktif ve uçabilir durumda.

Bu noktada 2014 yılında American Airlines’ın 82 yeni, Çin’in en büyük dört havayolunun ise toplam 184 yeni uçak teslim aldığı bir dipnot olarak düşelim.

İran’ın Yakın Geleceğindeki Muhtemel Havalimanı Yatırımları

Airport_Iran_Havalimani_map_harita

İran’daki havalimanları

2016 yılından itibaren kademeli olarak kaldırılması beklenilen ambargoları takiben IAHC, önümüzdeki 15 sene içerisinde havalimanı yatırımlarına doğrudan 1.3 Milyar USD harcamayı planlıyor.

Ayrıca Ulaştırma ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre ülke çapında, 27 tanesi modernizasyon ve 5 tanesi yeni havalimanı inşaatı projesi olmak üzere 2016-2025 yılları arasında tamamlanması planlanan toplam 32 proje için 8 Milyar USD’lik yatırım ön görülmekte.

Elbetteki bakanlık, bu yatırımların büyük bir kısmını Kamu – Özel Sektör Ortaklığı ve Yap – İşlet – Devret (YİD) tipi projelerle, havalimanları konusundaki know-how ile birlikte yabancı yatırımcıların getireceği finansman kaynakları üzerinden sağlamayı düşünüyor.

Ancak özel yatırımcıların çoğu, Çin, Hindistan ve Brezilya’daki havalimanı özelleştirme yatırımlarında olduğu gibi şimdilik ambargoların kaldırılma formülünün belirsiz olduğu ve hiç bilmedikleri bu pazara karşı temkinli durmakta.

Ayrıca dünya ve İran arasında ambargolar dolayısıyla kopmuş olan finansal bağların da çok hızlı bir şekilde yeniden kurulabilmesi beklenmiyor.

Öte yandan her ne kadar İran mevcut ambargoların kaldırılması sürecinde ülkelerinde iş yapabilmenin kolaylaşacağını açıklasa da, İran ile 2016 ve sonrasında iş yapabilme alanındaki taslak çerçeve ve kurallarının belirlenebilmesi uluslararası firmaları düşündüren en önemli konu.

Zira HSBC, yaptığı finansal işlemler üzerinden ambargoları deldiği tespit edildiği için 2012 yılında, 1.9 Milyar USD ceza ödemeye mahkum edilmişti.

Ambargoların ne kadar bir süre için kaldırılmış olacağı, gelecekte tekrar konulup konulmama ihtimali ve İran’ın ambargolar sonrası petrol üretimini ne kadar hızlı artırabileceği gibi konular, ülkeye çekilmesi planlanan yabancı sermaye için belirsizliği artıran diğer faktörler.

Ülkenin en önemli havalimanları Tahran’daki İmam Humeyni ve Mehrabad ile, Meşhed, Şiraz ve Tebriz havalimanlarıdır.

Ülkenin en büyük 20 havalimanı ise aşağıdaki tablodan görülebilir:

Havalimanı IATA Kodu Yolcu Sayısı (2014) Büyüme Oranı (2014) İç Hat/Dış Hat Oranı
1 Tahran İmam Humeyni IKA  6,400,000 28.2% 100% Dış Hat
2 Mehrabad THR  13,600,000 3.9% 97% İç Hat
3 Meşhed MHD  8,200,000 12.1% 71% İç Hat
4 Tebriz TBZ  1,500,000 17.9% 86% İç Hat
5 Şiraz SYZ  2,500,000 6.9% 70% İç Hat
6 Ahwaz AWZ  2,200,000 8.2% 93% İç Hat
7 İsfahan IFN  2,200,000 5.7% 70% İç Hat
8 Bender Abbas BND  966,000 13.2% 76% İç Hat
9 Kirmanşah KSH  475,000 5.0% 90% İç Hat
10 Abadan ABD  435,000 22.8% 88% İç Hat
11 Urmieh OMH  329,000 -6.2% 100% İç Hat
12 Lar LRR  138,000 21.6% 84% Dış Hat
13 Buşehr BUZ  365,000 -13.2% 100% İç Hat
14 Zahedan ZAH  428,000 4.8% 100% İç Hat
15 Yazd AZD  550,000 16.8% 100% İç Hat
16 Erdebil ADU  203,000 0.2% 100% İç Hat
17 Reşt RAS  330,000 3.8% 100% İç Hat
18 Deşti Naz SRY  377,000 20% 100% İç Hat
19 Bircand XBJ  115,000 2% 100% İç Hat
20 Kirman KER  819,000 12.0% %70 Dış Hat

Yakın gelecekte ülkede gerçekleşmesi planlanan havalimanı yatırımlarını ise aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

İran’ın Uluslararası Yolcu Sayısı Bakımından Önde Gelen 7 Havalimanı

İran’ın Dış Hat Yolcu Sayısı Bakımından Önde Gelen 7 Havalimanı

Tahran İmam Humeyni Havalimanı’nda 2.8 Milyar USD bedelle hayata geçirilmesi planlanan ve havalimanının kapasitesi yıllık 20 milyon yolcuya çıkarması beklenilen yeni terminal inşaatı için İran Hükümeti Eylül 2015’de Fransız Bouygues ve Aéroports de Paris (AdP) Ortak Girişimi ile görüşmelere başlandığını duyurmuştu. Mevcut proje kapsamında havalimanına demiryolu bağlantısı sağlanması da yer almakta.

Mehrabad Havalimanı’nda IAHC, sadece iç hatlara hizmet vermesi ve ülkenin en yoğun havalimanı olması sebebiyle 218 Milyon USD tutarında bir YİD projesi ile yeni bir iç hatlar terminali, çok katlı kapalı otopark ve CIP termalini hayata geçirmeyi planlıyor.

Meşhed Havalimanı, Şii hacıların kutsal şehri olan Meşhed şehrinde yer alıyor ve buradan bir çok Orta Doğu ülkesine doğrudan uçuşlar mevcut. IAHC burada, iki sene içerisinde yaklaşık 50 Milyon USD’lik bir yatırım ve YİD modeliyle yeni bir CIP terminali, havalimanı oteli ve oto park inşa etmeyi planlıyor.

Tebriz Havalimanı’nda, 30 Milyon USD’lik bir yatırım büyüklüğü ve YİD modeliyle yeni bir uluslararası terminal inşa edilmesi planlanıyor.

Şiraz Havalimanı, IAHC’nin 15 yıllık yatırım planı içerisinde yer alan havalimanlarından. IAHC burada 2.000 metrekare büyüklüğünde yeni bir CIP terminal inşa etmeyi planlıyor.

Ahwaz Havalimanı‘nın pistinin altında 2012 yılında bulunan petrol yatakları sebebiyle İran Hükümeti 2014 yılında, 507 Milyon USD’lik bir yatırımla 15 kilometre uzakta yeni bir havalimanı inşa etme kararı almıştı.

İsfahan Havalimanı’nda, 20.000 metrekarelik yeni yolcu terminali ve 2.000 metrekarelik yeni bir CIP terminali inşa edilmesi planlanıyor.

Bender Abbas Havalimanı’nda YİD modeli ile yeni kargo terminalinin devreye alınması planlanıyor.

Buşehr Havalimanı’nın yerine aynı şehirde, yıllık 8 milyon yolcu kapasiteli yeni bir uluslararası havalimanı inşa edilmesi hedefleniyor. Projenin 400 Milyon USD yatırım maliyetine sahip olacağı tahmin ediliyor.

İran Havalimanlarına Kimler Yatırım Yapacak?

Son zamanlarda değişen koşullarla birlikte şimdiden bazı yabancı firmalar ülkedeki havalimanları finansmanı ve inşaatı için ilgili olduklarını açıkladılar.

Bunların başında da bölgede geçmiş yıllardan gelen tecrübeleri olan Fransız firmaları geliyor.

Ağustos 2015’de İran Sivil Havaıclık Dairesi, Aéroports de Paris Ingénierie (AdPI) ile Tahran, İsfahan ve diğer havalimanlarındaki projelerle ilgili görüşmeler yaptıklarını ifade etmişti.

AdPI’ın bölgede tamamladığı yaklaşık 15 farklı havalimanı projesi yer almakta.

AdPI’ın yanında masada olan bir diğer yüklenici firma ise yine Fransız olan, Bouygues Bâtiment.

İran hükümeti ile şu ana kadar muhatap olan firmalar arasında, havalimanı işletmesi konusunda tecrübeli bir diğer Fransız şirket Vinci Concessions da yer alıyor.

Ancak Fransız firmaların şu ana kadar bu denli aktif olmasının arkasındaki en önemli sebep, Fransız yetkililerin 2015 yılı Haziran ayında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ülkeleri ve İran’ın karşılıklı olarak vardığı Nükleer Anlaşma sonrasında bu ülkeye Dış İşleri Bakanı düzeyinde yaptığı ziyaretler ile karşılıklı olarak ticari anlamdaki iş birliklerini artırma kararı almaları.

Yani bir başka deyişle Fransız devletinin ambargolar sonrası İran’ındaki ticari çıkarları için lobi çalışmalarına erkenden başlamış olması.

Çin, İran’daki altyapı yatırımlarına finansman sağlayarak buradaki projelere dahil olmak isteyen ülkelerden.

Çin’in, Meşhed şehrinde yapılması planlanan yeni havalimanının finansmanını ve IAHC’nin yönettiği 54 küçük havalimanındaki modernizasyonlar için 154 milyon USD tutarında destek sağlamak istediği gelen haberler arasında.

Ayrıca Çin’in Gansu eyaleti, İran’daki kardeş eyaleti Kum’da bulunan havalimanı ve demiryolu yatırımlarında kullanılmak üzere 100 Milyon USD tutarındaki bir yatırım kapsamı için MoU imzalamış durumda.

Yine Uzak Doğu’dan, Japon Mitusi grubu, 2014 yılı Ekim ayında İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakanlığı ile yaptığı görüşmelerde, İran’daki havalimanı ve demiryolu projelerine 4 milyar USD tutarında yatırım yapabileceklerini açıklamıştı.

İş yapmanın çok kolay olmadığı ve yabancı doğrudan yatırımın yıllardır engellendiği ancak ambargoların yavaş yavaş kalkmaya başlayacağı İran coğrafyasındaki havalimanı yatırımları için şimdiye kadar Fransa ve Çin dışındaki ülkeler ve şirketler pek fazla zaman ayırmaya gerek görmemiş gibi görünüyor.

Bu yüzden, önümüzdeki yıllarda ülkedeki bu pastadan en büyük payı alması muhtemel iki ülkenin yine Fransa ve Çin olacağını söyleyebiliriz. Ancak bu pasta paylaşılırken İran’ın, kendi havalimanlarının işletimi konusunda ne oranda kontrole sahip olmak isteyeceği hala tam olarak net değil.

Şu ana kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere Yap-İşlet-Devret veya türevi ihale yöntemleri ağırlıkla tercih edilecek. Bir çoğu yeni terminal geliştirme projesi olan yatırımların belirli bir süre yüklenici tarafından işletilmesine izin verilerek (imtiyaz), işletme gelirlerinden yıllık kira bedelleri tahsis edilecek.

Yakın gelecekte ise satış yoluyla tamamen özelleştirme halka arz gibi yöntemler uygulanması beklenmiyor.

İran’a uçan havayolu sayısı son yıllarda artmakta ve mevcut havayolları da frekans artışları gerçekleştirmekte (Emirates ve flydubai gibi). Ambargo sonrasında, İran gibi oldukça geniş doğal kaynağa ve seksen milyonluk bir nüfusa sahip bir ekonomide bir çok yatırım fırsatı olduğu su götürmez bir gerçek.

Ancak riskten kaçınma sonucunda çok büyük fırsat maliyetleri ile karşılaşılabildiği havalimanı sektöründeki bu fırsatların gerçeğe dönüşmesinin, petrol ve gaz sektöründeki gibi hızlı olmayacağı da bir başka gerçek.

Dolasıyla İran’da havalimanı sektöründe yatırım yapacak olan grupların, girecekleri bu yolda uzun süre seyahat edeceklerini ve bu nedenle çok iyi hazırlık yapmaları gerektiğini de belirtmek gerekir.

Emin Atak

İnşaat Yüksek Mühendisi olan Emin Atak, özel sektör ile yurt içi ve yurt dışında bir çok havalimanı projesinin planlama, tasarım, uygulama ve işletme süreçlerinde yer almıştır. Halen kariyerine yurt dışında devam eden Atak, özellikle PPP (Public-Private Partnerships) projeleri üzerine yüksek lisans seviyesinde araştırmalarını tamamlamış olup, profesyonel iş hayatının yanı sıra, havalimanı işletmeciliği, havalimanı projelerinin planlanması ve finansmanı konularında kişisel olarak araştırmalarını sürdürmektedir