Havayolu Personelinin Pass Biletle Seyahati Giderek Zorlaşıyor

Yolcu_ucak_gate_kapı_istanbul_ahl_jan 2015Bir havayolu şirketinde çalışmanın en önde gelen avantajı, pass bilet kullanma imkânıdır.

Bilmeyenler için kısaca bilgi verelim; havayolu şirketleri personeline, belli şartlar altında kullanmaları için tamamen ücretsiz veya çok düşük maliyetli bilet satın alma fırsatı tanır.

Sadece personelin kendisi değil, eşleri, çocukları ve anne-babaları da bu durumdan faydalanır.

American Airlines tarafından yapılan bir hesaba göre, emekli personel de dahil olmak üzere bu havayolu şirketinde pass bilet kullanma hakkına sahip yaklaşık 750.000 kişi bulunuyor.

Southwest Airlines’ta bu rakam, 230.000 civarında.

Pass biletlerin tamamen ücretsiz olanları genelde yıllık bazda sınırlandırılmıştır.

Toplam ücretin belli bir miktarının ödendiği, veya fiyatı, uçulan mesafeye göre belirlenen pass bilet türleri ise çoğunlukla sınırsız adette verilmektedir.

Havayolu personelinin kullanacağı pass biletler sebebiyle ücretli yolcular uçakta yer bulamaz diye düşünmeyin sakın.

Zira bir havayolu personelinin pass bilet ile seyahat edebilmesinin en önemli şartı, uçakta yer olmasıdır.

Yani uçakta, ücretli yolcular bindikten sonra yeterli sayıda koltuk yoksa, havayolu personeli yerde kalır.

Pass biletle seyahat edecek olanların da uçağa binişlerinde belli bir sıra takip ediliyor.

Şirketler arasında ufak tefek farklılıklar olsa da sıralama genelde, personelin şirket içerisindeki pozisyonu ve kıdemi göz önüne alınarak yapılıyor.

Havayolu Personelinin Pass Biletle Seyahati Giderek Zorlaşıyor

11 Eylül olayı başta Amerikalı havayolu şirketleri olmak üzere, küresel kapsamda tüm sektörü olumsuz yönde derinden etkilemişti.

Amerikalı havayolu şirketleri arka arkaya iflas koruması kapsamına alınmış; geniş bir yeniden yapılandırma sürecinden geçmişti.

Bu sürecin en önemli sonucu, sektörde yaşanan konsolidasyon olmuştu.

ABD’de havayolu şirketleri arasında birleşmeler yaşanmış, Avrupa’da ise üç büyük havayolu grubu öne çıkmıştı.

Yeniden yapılandırma sürecinde odaklanılan noktaların başında, şirketleri kronik hâle gelen zarar durumundan kurtarmak amacıyla, verimliliği artırmak geliyordu.

Verimliliği artırmanın yolu ise, utilizasyonu (günlük uçak kullanımı) ve load factor’ü (yolcu doluluk oranı) mümkün olan en üst seviyeye taşımaktan geçiyordu.

Kapasite kullanımının yakından takip edilmesi sayesinde, ABD’de doluluk oranları %85 civarına kadar yükselmiş durumda.

Dünyanın diğer bölgelerinde de durum çok farklı değil.

Bu gelişmenin sonucunda, sektör dışındakilerin yıllardır bazen gıpta bazen de kıskançlıkla baktığı pass bilet imkânından faydalanabilmek, git gide daha zor bir hale geliyor.

Günümüzde, pass bilet ile seyahat etmek üzere havalimanına giden havayolu personelinin ancak %75’i bunu ilk denemesinde başarabiliyor.

Tek başına seyahat eden personel için uçamama riski nispeten daha düşükken, aile olarak 3-5 kişi birlikte yola çıkanların bunu başarma ihtimali çok daha düşük.

Özellikle tatil dönemlerinde yaşanan yolcu yoğunluğu, havayolu şirketlerinin gerçekleştirdiği overbooking uygulamasıyla birleşince, pass biletle seyahat etmek neredeyse imkânsız hale geliyor.

Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için, off-peak olarak tâbir edilen, nispeten daha az yoğun dönemlerdde seyahat etmek belki de en iyi çözüm.

Her şeye rağmen, fırsat ve imkân bulup kullanabilen havayolu personeli için pass bilet, cazibesini korumaya devam ediyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.