Pasaport Kuyrukları Kısalacak mı?

Pasaport_kontrolGünümüzden 30 sene kadar öncesine gittiğimizde, dünya genelinde havayolu şirketleri tarafından taşınan toplam yolcu sayısının 750-800 milyon ve taşınan kargo miktarının 10-11 milyon ton civarında olduğu görülüyor.

IATA tarafından hazırlanan bir rapora göre ise, 2010 yılında 2.4 milyar yolcu ve 40 milyon ton kargo taşındı.

2050 yılına gelindiğinde bu rakamların sırasıyla 16 milyar ve 400 milyon olacağı tahmin ediliyor.

Bu tahminler açıkça gösteriyor ki, bir yandan dünyanın genel gelir seviyesindeki artış, diğer yandan internet ve küreselleşmenin getirmiş olduğu aşırı sosyalleşme ve mobilizasyon, havayolu trafiğine olan talebi canlı tutmaya devam edecek.

Havayolu seyahat sürecinde, hızla artan yolcu sayısının en fazla yük bindirdiği noktaların başında havalimanlarındaki pasaport kontrol birimleri geliyor.

Özellikle 11 Eylül olayının ardından Batı ülkelerinde adeta bir paranoya haline gelen güvenlik hassasiyetinin yüksekliği, pasaport kuyruklarının her geçen gün uzamasına sebep oluyor.

Önümüzdeki günlerde başlayacak 2012 Londra Olimpiyatları öncesinde İngiliz havalimanlarından yaşanan uzun kuyruklar, bu sorunu yeniden gündeme taşıdı.

Pasaport kontrolleri esnasında halen büyük oranda geleneksel yöntemlerin kullanılıyor oluşu, havalimanlarındaki yığılmaların temelinde yatan en kritik sebep.

Bu darboğazı aşabilmek amacıyla son yıllarda, pasaport kontrol sürecine bir takım ileri teknoloji ürünü seçenekler dahil edildi.

Parmak izi ve iris tarama ve yüz tanıma sistemleri sayesinde, yolcu geçişlerinin hızlandırılması ve otomatize edilmesi amaçlanıyor.

Pasaport Kontrolünde Yeni Anlayıs

Bununla birlikte tüm bugünkü kullanım şekliyle yüksek teknoloji ürünü bu çözümlerin hiç biri, varış noktasında kontrol anlayışını değiştirebilmiş değil.

Dolayısıyla yolcu sayısının belli bir eşiği atlamasının ardından fizikî mekân darlığı sorununun yeniden nüksetmesi kaçınılmaz.

Hemen hemen aynı anda varış yapan çok sayıda kişiyi kontrolden geçirmek yerine, bu kişilerle ilgili güvenlik sorgusunun uçuş öncesinde yapılması, çok daha mantıklı görünüyor.

Uçak yolcuları halihazırda standart kimlik bilgilerinin yanı sıra parmak izi, biyometrik fotoğraf ve hatta iris görüntüsü gibi bir çok kritik veriyi, yetkili mercilere iletiyor.

Havayolu şirketlerinin elinde bulunan rezervasyon ve check-in bilgilerinin de yukarıdaki bilgi havuzuna dahil edilmesi ile beraber, belki de daha yolcular seyahat edecekleri uçağa binmeden, varış noktasındaki güvenlik kontrolleri yapılmış ve pasaport kontrol süreci halledilmiş olacak.

Böylece pasaport kuyrukları kısalırken, yolcu memnuniyeti artacak.

Yolcuların havalimanlarındaki bekleme süresi azaltılmış olacak.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.