Avrupalı Havayolu Şirketleri Ucuz Petrol Sarhoşu

Ryanair ve Air BP

Ryanair ve Air BP

2014 yılının ortalarından itibaren hızla değer kaybederek, 2016 yılının başlarında bir ara 30 USD seviyesinin dahi altına inen petrol fiyatları, havayolu şirketlerini adeta sarhoş etti.

Akaryakıt maliyetlerindeki azalma sayesinde 2015 yılı içerisinde ciddi miktarda kâr eden taşıyıcılar, bu durumun getirmiş olduğu iyimserlik ortamında pazara fazlaca kapasite arz edince, bilet fiyatlarında yolcuları sevindirecek derecede düşüşler yaşandı.

Örnek vermek gerekirse; 2015/2016 Temmuz-Eylül döneminde easyJet’in arz ettiği kapasite %6 oranında artarken, ortalama bilet fiyatları %9 oranında azaldı.

Buna karşın easyJet, 2017 yılında da büyümeye devam ederek, pazara %8 oranında ilave kapasite sunmayı hedefliyor.

Ancak aşırı kapasite, yıl içerisinde art arda yaşanan terör saldırıları ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı ile birleşince, özellikle Avrupalı havayolu şirketleri, geleceğe kaygıyla bakmaya başladı.

BRENT Tipi Petrol Fiyatı (2007-2016)

BRENT Tipi Petrol Fiyatı (2007-2016)

Buna ilişkin ilk sinyaller, Alman taşıyıcı Air Berlin’den gelmişti.

Geçtiğimiz Eylül ayı içerisinde Air Berlin tarafından yapılan açıklamada, şirket filosunun yarı yarıya küçültülerek, 150 uçaktan 75 uçağa inileceği belirtilmişti.

İşin en ilgi çekici yanı, açığa çıkan 75 uçağın 40 adedinin, yıllardır sert bir şekilde rekabet etmekte olduğu Lufthansa’ya “wet-lease” şeklinde kiralanacak oluşu. Lufthansa bu uçakları, düşük maliyetli markası Eurowings bünyesinde kullanacak.

Air Berlin Filo Küçülme Planı (Eylül 2016)

Air Berlin Filo Küçülme Planı (Eylül 2016)

Air Berlin filosundan çıkacak olan diğer 35 uçak ise, yine Air Berlin tarafından kurulması planlanan bir turist odaklı havayolu işletmesine devredilecek.

Tüm bu gelişmeler olurken Air Berlin, toplam 8.650 kişiden oluşan çalışan kadrosundan 1.200 kişilik bölümüyle yollarını ayıracak.

Özellikle Avrupalı havayolu şirketleri başarıya giden yolun genişlemeden geçtiği konusunda ısrarcı olurlarsa, önümüzdeki dönemde bilet fiyatlarının daha da düşeceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

Böyle bir durumda, şirketlerin zaten havayolu sektöründe sık sık yaşanan bir dışsal şoka karşı çok daha korunmasız yakalanmaları ve hüsran niteliğinde sonuçlarla karşılaşmaları kaçınılmaz hale gelebilir.

Atlantik’in diğer yakasına uzandığımızda ise durumun nispeten farklı olduğunu görüyoruz.

2000’li yılların ortalarında şirket birleşmeleri yoluyla Amerikan iç hat pazarında başlayan konsolidasyon, Virgin America’nın 2016 yılı içerisinde Alaska Airlines tarafından satın alınmasıyla şimdilik son bulmuştu.

ABD’de yaşanan konsolidasyon, şirket performanslarını da olumlu yönde etkilemişti.

Havayolu sektörünü bölgesel bazda incelediğimizde, son iki yıla ait en iyi EBIT (vergi ve faiz ödemesi öncesi kâr) sonuçlarının Kuzey Amerika bölgesinden geldiği görülüyor.

Bölgelere göre havayolu şirketlerinin EBIT oranları (2015-2016)

Bölgelere göre havayolu şirketlerinin EBIT oranları (2015-2016)

Kuzey Amerika’da %15 mertebesinde olan EBIT oranı, Avrupa’da %5 civarında geziniyor.

Bu resme bakıldığında akla ister istemez şu geliyor:

Acaba önümüzdeki yıllarda, Avrupa’da da bir şirket birleşmesi furyası başlar ve sektör konsolide olur mu?

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.