Lufthansa ve Air China, Ortaklık Anlaşmasını İmzaladı

Air_China_B747-4J6_B-2447_EDDS_01

Air China’ya ait bir Boeing 747

Havayolu 101’de bu ayın başında ele aldığımız Lufthansa – Air China ortaklığında mutlu sona ulaşıldı.

2014 yılının Temmuz ayından bu yana devam etmekte olan yakın işbirliği müzakereleri, Çin’in başkenti Pekin’de 20 Eylül 2016 tarihinde düzenlenen bir törenle resmî işbirliğine dönüştü.

Alman devi Lufthansa bu sayede, dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen havayolu pazarlarından bir tanesi olan Çin’de sağlam bir temel atmış oldu.

Taraflar arasında 2017 yaz tarifesiyle birlikte devreye girecek olan anlaşmayla (joint venture) birlikte, gelir paylaşımı ve uçuş tarifelerinin karşılıklı olarak uyumlu hale getirilmesi gibi son derece önemli konularda işbirliği yapılmaya başlanacak.

Böylelikle, Avrupalı bir taşıyıcı ile Çinli bir taşıyıcı arasında ilk kez böylesine kapsamlı bir iş ortaklığı gerçekleştirilmiş oluyor.

Lufthansa CEOsu Carsten Spohr törende yapmış olduğu konuşmada, “Air China ile yapmış oldukları anlaşma ile birlikte Lufthansa Group olarak küresel çapta yıllardır yürüttükleri stratejik çalışmaların son aşamasını da tamamladıklarını” belirterek, “dünyanın en büyük ilk beş havayolu pazarında güçlü ortaklıklar kurduklarını” vurguladı.

Lufthansa’nın Air China ile imzalamış olduğu anlaşma, grup bünyesindeki Austrian Airlines ve Swiss Air’i de kapsıyor. Bu çerçevede, Frankfurt’un yanı sıra, Viyana ve Zürih de, Çin’deki çeşitli noktalarla bağlanıyor olacak.

Bilindiği üzere Çin, havayolu pazarını kurallarla sıkı bir biçimde düzenliyor. Bu yüzden, yabancı havayolu şirketlerinin Çin’de yeni slot alabilmesi çok da kolay olmuyor.

Devreye girecek olan anlaşmayla birlikte, Lufthansa’nın bu konuda da ciddi avantaj elde edeceği belirtiliyor.

2000 yılından bu yana aralarında code share anlaşması bulunan Lufthansa ile Air China bundan çok önce, 1989 yılında ise Ameco Beijing (Aircraft Maintenance and Engineering Corporation) adlı bir uçak bakım şirketi kurmuştu.

Yüzde 75’i Air China, yüzde 25’i ise Lufthansa Technik’e ait olan Ameco Beijing’de günümüzde yaklaşık 11.000 personel görev yapıyor.

Lufthansa Group’un Ortaklık Stratejisi

Lufthansa Airbus A340-600 (https://www.flickr.com/photos/bribri/2321368032)

Lufthansa Airbus A340-600 (https://www.flickr.com/photos/bribri/2321368032)

Lufthansa’nın Air China ile yapmış olduğu bu ortaklık aslında, Alman devinin küresel çapta yıllardır yürüttüğü stratejik çalışmaların son adımı olarak nitelendirilebilir.

Hatırlanacağı üzere Lufthansa Group, 2015 yılının Kasım ayı içerisinde Singapore Airlines ile benzer kapsamda bir yakın işbirliği anlaşmasına imza atmıştı.

O anlaşma çerçevesinde ilk aşamada Singapur ile Frankfurt ve Münih arası uçuşlar ve Singapur ile Zürih arası uçuşların gelir paylaşımı (revenue sharing) esasına göre düzenlenmesi öngörülmüştü.

Singapore Airlines’ın Temmuz 2016’da Singapur – Düsseldorf güzergâhında başlatacağı yeni uçuşlar da yine benzer şekilde planlanmıştı.

Kuzey Amerika kıtasında Air Canada ve United Airlines ile ortaklıkları bulunan Lufthansa, Japonya’da ise ANA ile işbirliği yapıyor.

Air China ile yapılan anlaşma aynı zamanda, Lufthansa’nın uzun menzilli uçuşlarda arz ettiği kapasitenin neredeyse yarısının, ticarî ortaklık anlaşmaları şemsiyesi altına girmesi anlamına geliyor.

Bu oran, Avrupalı diğer önde gelen taşıyıcıların çok ötesinde.

Lufthansa, küresel ölçekte gerçekleştirdiği bu hamlelerle, Körfez’den gelen yıpratıcı rekabetin etkilerini bir nebze de olsa hafifletmeye çalışıyor.

Havayolu Sektöründe İşbirliği Aşamaları

Havayolu Sektöründe İşbirliği Aşamaları

Havayolu Sektöründe İşbirliği Aşamaları

Havayolu şirketlerinin gerçekleştirebileceği işbirlikleri, Qantas tarafından bundan beş sene kadar önce bir sunum çerçevesinde hazırlanan grafikte gayet anlaşılır bir biçimde anlatılmaktadır.

X ekseninde şirketler arasındaki ilişkinin olgunluğu, Y ekseninde ise şirketler arası entegrasyonun derinliği bulunan grafikte, havayolu sektöründeki işbirliği aşamalarını dört safhaya ayrılmış:

1- Interline

2- Codeshare

3- Joint Business Agreements

4- Equity Partnerships

Grafiğin sağ tarafında ayrıca, işbirliği aşamalarının ticarî kıymetleri de verilmiş.

Yıllardan beridir interline ve codeshare anlaşmalarıyla adeta “deli pösteki sayar gibi” işlerin içinde debelenip duran sektör, buradaki grafiğe göre yorumlamak gerekirse artık üçüncü aşamaya geçti denilebilir.

İkili, hatta üçlü joint venture anlaşmaları, tam şirket birleşmelerinden önceki son durak şeklinde yorumlanabilir.

Interline ve codeshare ile yapılamayan bir çok şey, joint venture’lar sayesinde gerçekleştirilebiliyor.

Kâr-zarar ortaklığı, yolcularla olan ilişkilerdeki bütünsellik, ücret ve tarife yapısının senkronize edilmesi ve bunların dağıtımı, joint venture anlaşmalarının sağladığı faydalardan hemen akla gelenler.

Bunun bir sonraki aşamasında ise sınır-ötesi şirket birleşmeleri geliyor ki, Avrupa Birliği dahilinde hile-i şer’iye yoluyla zaten yapılmakta olan bu tür işbirlikleri, önümüzdeki beş sene içerisinde tamamen serbestleşebilir.

O dönem geldiğinde, hem mâlî hem de operasyonel açıdan güçlü olanlar ayakta durmaya devam ederken, bu şartları yerine getiremeyen şirketler ya kepenk kapatmak ya da büyük şirketlerin kanatları altına girmek zorunda kalacaklar.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.