Yaz/Kış Saati Uygulaması Kalktı. Havayolu Sektörüne Etkisi Nasıl Olacak?

ileri-saat-uygulamasiResmi Gazete’de bugün (8 Eylül 2016) yayımlanan karara göre; gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla, 26 Mart 2016 tarihinden itibaren bütün yurtta saatlerin bir saat ileri alınması şeklinde başlayan yaz saati uygulamasının yıl boyu sürdürülmesi kararlaştırıldı.

Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 6 Eylül 2016 tarihli ve 24005 sayılı yazısı üzerine, Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun’un 2. maddesine ilişkin değişikliği içeriyor.

Buna göre, Bakanlar Kurulu Kararı’nda şu ifadelere yer verildi:

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta 27 Mart 2016 Pazar günü saat 03.00’ten itibaren bir saat ileri alınmak suretiyle başlatılan yaz saati uygulamasının, her yıl, yıl boyu sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatlerin düzenlenmesi hakkındaki, 14 Mart 2016 tarihli ve 8589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda yer alan ’30 Ekim 2016 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren bir saat geri alınması’ ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.”

Kış Saatine Geçilmeyecek

İlgili hüküm gereğince 27 Mart 2016 Pazar günü saat 03:00’ten itibaren bir saat ileri alınmak suretiyle başlatılan yaz saati uygulaması bundan böyle sürekli hale gelecek ve kış saatine geçilmeyecek.

Söz konusu karar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili yazısı üzerine, 697 sayılı kanunun 2. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından 7 Eylül 2016 tarihinde alındı.

Havayolu Sektörüne Etkisi Ne Olacak?

London_LHR_Heathrow_Terminal 2_FIDS_Oct 2015

Londra Heathrow Havalimanı – Terminal 2 – FIDS Ekranı – Ekim 2015

Geçtiğimiz yıllarda yaz/kış saati geçişleri çeşitli sebeplerle bir kaç kez ertelenmişti.

2011 yılında, üniversite birinci basamak sınavıyla, ileri saat uygulamasına geçiş tarihinin aynı güne denk getirilmesi, sınava girecek öğrencileri ve ailelerini telaşlandırmıştı.

Bunun üzerine Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir kararla, yaz saatine geçiş bir gün ertelenmişti.

Aslında pek de önemli değilmiş gibi görünen bu uygulama, Türkiye varışlı ve kalkışlı tüm havayolu şirketlerini çok yakından ilgilendiriyordu.

Zira 27 Mart 2011 tarihinde Türkiye çıkışlı yapılacak olan tüm uçuşlar, daha önce ilan edilmiş olan yaz tarifesindeki zamandan bir saat önce yapılmak zorunda kalınmıştı.

Yani yaz tarifesinde kalkış saati 14:00 olarak görünen bir uçuş, o güne özgü olmak üzere, saat 13:00’te icra edilmişti.

Türkiye’de bundan böyle yaz/kış saati değişimi olmayacağından, artık yukarıdaki gibi bir sorun yaşanmayacak.

Ancak yıl boyunca aynı saat diliminin kullanılacak olması, özellikle dış hat uçuşlarında havayolu şirketlerini zora sokabilir.

Çünkü “en azından şimdilik”, Avrupa, ABD, Rusya gibi ülkelerde yaz/kış saati uygulamasının devam etmesi sebebiyle, mesela THY’nin saat 22:15’te Londra Heathrow – İstanbul seferini yapacak olan uçağının kalkış saati, her yıl Mart ve Ekim aylarının sonlarında gerçekleştirilen yaz/kış saati değişimine uyum sağlayabilmek amacıyla bir saat ileri veya geri kaydırılmak zorunda kalınabilir.

Londra Heathrow gibi, slotların altın değerinde olduğu bir meydanda bırakın bir saati, bir kaç dakikalık bir değişikliğin dahi ne zor olduğu bilinen bir gerçek.

Zaten Avrupa’daki havalimanlarının çok büyük bir bölümünde var olan gece uçuş yasağı uygulamasını düşündüğümüzde, böylesi saat kaydırmalarının çok güç olacağını söyleyebiliriz.

Türk havayolu şirketleri, bu ve benzeri durumları, dünyanın önde gelen bir çok havalimanında yaşayabilir.

Dünyanın geri kalan bölgeleriyle havayolu tarifelerindeki uyumu kaybetmemek adına ne gibi çözümlerin geliştirilebileceği merak konusu.

Mesela THY gibi, stratejisini aktarmalı (transfer) yolcu taşıma üzerine kurmuş bir havayolu şirketi için, tarife yapısında temelden değişiklikler yapmak o kadar da kolay olmasa gerek.

Acaba, her yaz/kış tarifesi değişikliğine denk gelen bu dönemde, Türk havayolu şirketleri, yurt dışı kalkışlı seferlerin saatlerini sabit tutarak, yurt içi kalkış saatlerini mi değiştirecek?

Bekleyelim; görelim…

Share
Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.