Körfez’deki Havayollarının Amerika Hatları Zarar mı Ediyor?

American_Delta_United_Emirates_Etihad_Qatar_US vs GulfSon on yıl içerisinde havayolu sektörünün çehresi baştan aşağı değişmiş durumda.

Basra Körfezi’nin batı kıyılarını kendilerine merkez yapan Emirates (Dubai), Etihad Airways (Abu Dabi) ve Qatar Airways (Doha) ile birlikte Türk Hava Yolları (THY), yapmış oldukları atılımla sektörde, “oyun değiştirici” etkisi yarattılar.

Oldukça hızlı bir biçimde büyüyen bu dört havayolu şirketine, Güneydoğu Asya’daki oyuncuların katkısı da eklenince, havayolu sektörünün merkezi hızlı bir biçimde doğuya doğru kaydı.

Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor.

Sonuçta başta Emirates olmak üzere, bölgenin önde gelen havayolu şirketleri (Etihad ve Qatar Airways), “süper-bağlayıcı” şeklinde tanımlanmaya başlandı.

Özellikle Avrupa ile Asya, Avustralya ve Afrika arasındaki hava trafiğinde etkisi gözlemlenen bu fenomen, Avrupalı ve Amerikalı havayolu şirketlerini harekete geçirdi.

Körfez’deki havayolu şirketlerine karşı geliştirilen en önemli argüman, söz konusu şirketlerin adil rekabet ortamını sekteye uğratacak bir biçimde devlet desteği alıyor oldukları.

Air France ve Lufthansa, Avrupa Birliği’ni bu konuda aktif bir rol oynaması yönünde teşvik ederken, Amerikalı havayolu şirketleri, geliştirdikleri bir inisiyatif çerçevesinde Körfez’den gelen rekabetin yerel ekonomiye olan menfî etkilerinin üzerinde duruyor.

Körfez merkezli havayolu şirketleri ise buna karşı olarak, yapmış oldukları girişimlerin yerel ekonomilere olan faydalarını vurguluyor.

Buna ilave olarak Emirates, Avrupa ile Amerika kıtası arasında, 5. Trafik Hakkı çerçevesinde sefer yapabileceğini açıklamıştı.

Delta, American ve United Airlines, Körfez’deki havayolu şirketlerinin son on yıl içerisinde 42 milyar USD tutarında devlet yardımı aldıklarını iddia ederken, Etihad Airways tarafından yapılan bir açıklamaya göre ise ABD’li şirketler 2000 yılından günümüze, 70 milyar USD civarında sübvanse edildi.

Bu yardım büyük oranda iflas koruması ve kıdem tazminatı garantileri şeklinde gerçekleşti.

Körfez’deki Havayolu Şirketlerinin Amerika Hatları Zarar mı Ediyor?

Emirates_Airbus A380_60th aircraftTaraflar arasındaki tartışmalar öyle bir noktaya geldi ki, Körfez’deki havayolu şirketleri söz konusu olduğunda herkesin aklına ilk gelen unsur olan akaryakıt maliyetleri hakkında iddialara Emirates, hazırlattığı 400 sayfalık bir raporla cevap vermişti.

Rapor hazırlama sırası şimdi de Amerikalı taşıyıcılarda.

American Airlines, Delta Air Lines ve United Airlines’ın başını çektiği ve ABD’deki bazı işçi örgütlerinin de desteklediği Partnership for Open & Fair Skies adlı inisiyatif tarafından hazırlanan bir raporda, Körfez’in üç önemli oyuncusu Emirates, Etihad ve Qatar Airways’in Amerika hatlarının mâlî performansı ele alındı.

Amerikan hükûmetine sunulacak rapora ilişkin çalışma, GRA adlı, havacılık ekonomisi konusunda uzman bağımsız bir şirkete yaptırıldı.

Geçtiğimiz Ekim ayı sonunda tamamlanan sekiz sayfalık raporda, Emirates, Etihad ve Qatar Airways’in ABD hatlarının 2014 yılı mâlî performanslarına ilişkin tahminî sonuçlar yer alıyor.

Qatar-Airways_Boeing-787-Dreamliner_25_delivery_Nov-2015Buna göre; 2014 yılı içerisinde Körfezli havayolu şirketleri tarafından işletilen 23 ABD hattının 19 tanesi zarar etti.

Bu hatların yarıdan fazlasında, zarar oranı yüzde 20’nin üzerinde gerçekleşti.

Üç taşıyıcının toplam zarar oranı ise %14,4.

Rapora göre bu durum, Emirates, Etihad ve Qatar Airways’in ABD pazarında daha da büyümek istemelerine karşı soru işaretleri oluşmasına sebep oluyor.

Raporda ayrıca, söz konusu şirketlerin ABD pazarında aşırı büyüdüğüne dikkat çekilerek, ekonomik açıdan şu anki durumun hiç de mâkul görünmediği vurgulanıyor.

Partnership for Open & Fair Skies inisiyatifinin sözcüsü Jill Zuckman yaptığı açıklamada, Obama hükûmetinin Katar ve BAE ile olan Açık Semalar anlaşmasını gözden geçirmesi ve taraflar arasındaki görüşmeler devam ettiği müddetçe Emirates, Etihad ve Qatar Airways’in ABD’de yeni hat açmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Görünen o ki ABD yönetimi, yerel havayolu şirketleri ile Körfez’deki taşıyıcıların en önemli müşterileri arasında yer aldığı uçak ve motor üreticileri arasında kalmış durumda.

Bakalım dünyaca meşhur Amerikan pragmatizmi, bu konuda da devreye girecek mi?

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.