Havalimanı Pazarlamasında, “İşaret Vericisi” Kullanımı

ibeacon airportGünümüzde uçak yolcularının neredeyse dörtte üçünün yanında bir akıllı telefon bulunuyor.

Tabii akıllı telefon kullanıcılarının en önemli ihtiyacı, internet bağlantısı oluyor.

Yolcular kendi ülkelerindeyse, zaten bir cep telefonu operatörü üzerinden bir internet paketi aboneliğine sahip olduklarından, havalimanlarında bağlantı açısından bir sıkıntı çekmiyorlar.

Ancak yurt dışına yapılan yolculuklarda, ücret tarifesinin bilincinde olan kişiler için bu durum, ciddi bir sorun oluşturabiliyor. Zira hiç kimse, çok cüzî bir internet kullanımı karşılığında, ciddi meblağlar tutan faturalarla karşılaşmak istemiyor.

Açıkçası bu açıdan bakıldığında, havalimanlarının kısıtlı bir biçimde de olsa, çok düşük bir bedel karşılığında veya tamamen ücretsiz bir biçimde internet bağlantısı sağlaması gerektiğini düşünenlerdeniz.

Gerek havalimanlarındaki perakende ticaret alanlarının pazarlama iletişiminde ve gerekse terminal ve uçuşlarla ilgili bilgilendirme işlemlerinde, [internet + mobil cihaz] bileşiminin etkin bir biçimde kullanılması elzem hale gelmiş durumda.

Havalimanı Pazarlamasında, “İşaret Vericisi” Kullanımı

Son aylarda, havalimanlarındaki pazarlama ve bilgilendirme iletişimi için işaret vericileri (İngilizce: beacon) kullanımı yaygınlaşmaya başladı.

Havalimanı işletmecileriyle birlikte havayolu şirketleri de, bu vericilerin kullanımı konusunda aktif rol alıyorlar.

Bu sayede, terminale giriş yapmış olan yolcularla “gerçek zamanlı” bir biçimde iletişim kurmak mümkün hale geliyor.

Otoparklardaki müsait yerler konusunda tavsiyeler, terminal içi yön bulma, havalimanı hakkında ilginç verilerin paylaşımı, perakende mağazalardaki fırsatlar hakkında bilgilendirme, yolcuları pasaport ve güvenlik kuyruğunun daha kısa olduğu bölümlere yönlendirme, rötar durumunda proaktif yaklaşım gibi farklı bir çok konuda yolculara, işaret vericileri üzerinden ulaşmak mümkün olabiliyor.

KLM's Airport Navigation Service at Amsterdam Airport Schipholİşaret vericilerinin etkin bir biçimde kullanılabilmesi, donanım altyapısının sağlanmasıyla bitmiyor.

Doğru bir yazılım, dijital içerik yönetimi, mobil uygulamalar, yaratıcı fikirler, havalimanı personelinin eğitimi ve yolcuya yönelik pazarlama faaliyetleri gibi önemli unsurlar, başarıya giden yolda rol oynuyor.

Yolcuların terminal içerisindeki hareketlerinin de takip edilebileceği bu sistemler sayesinde, havalimanı pazarlamasında şu zamana kadar hiç düşünülmemiş bir çok şeyin yapılması gündeme gelebilir.

Sydney Havalimanı da, terminale giriş yapmış olan yolcuların hareketlerini daha yakından gözlemleyebilmek için teknolojinin nimetlerine başvuruyor.

Kablosuz internet, Bluetooth ve vücut ısısı takip teknolojilerini kullanan havalimanı yönetimi, yolcuların terminal içerisindeki hareketlerini yakından izliyor.

Bu sayede bina içerisindeki yolcu akışında dar boğaz olan noktalar tespit edilirken, aynı zamanda insanların alışveriş eğilimleri hakkında da fikir sahibi olunuyor.

Bunun yanı sıra bazı havalimanları, terminal geneline yerleştirilen Bluetooth vericileri üzerinden yolculara, hedefli pazarlama faaliyetlerinde bulunuyor.

Örnek vermek gerekirse; bu vericilere belli bir mesafeye kadar yaklaşanların cep telefonlarına, terminalde o an için bulundukları yerin yakınlarındaki bir mağazayla ilgili promosyon bilgileri gönderilerek, o kişi alışverişe teşvik edilebiliyor.

airport_beacon_marketingGeçtiğimiz yılın Eylül ayında Miami (MIA) Havalimanı, havalimanının tamamının SITA tarafından “beacon” teknolojisi için geliştirilen açık standart altyapısı ile donatıldığını açıklamıştı.

Bu sayede havalimanında faaliyet gösteren tüm havayolu şirketleri, mağazalar ve yolcu hizmetleri firmaları, bu sistemi kullanma fırsatına sahip oluyor.

Terminal girişleri, check-in bankoları, biniş kapıları, bagaj teslim, valet parking alanları ve hatta havalimanındaki raylı ulaşım sistemi olan “sky train” dahi, işaret vericileri ile donatılmış durumda.

Yine geçtiğimiz yıl Virgin Atlantic, Londra Heathrow Havalimanı’nda, yolcular tarafından online ortamda oluşturulan dijital biniş kartlarının (boarding pass), uçağın kalkış saatine belli bir süre kala, yolcuların mobil cihazlarının ekranlarında otomatik olarak belirmesini sağlayan bir uygulamayı denemiş ve başarıya ulaşmıştı.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.