Havayolu Şirketi vs. Havalimanı İşletmesi

havayolu_havalimani_kar_1998_2006Havayolu sektörünün baş rol oyuncuları havayolu şirketleri olmakla birlikte, sahnede boy gösteren daha bir çok aktör bulunuyor.

Havalimanı işletmecileri, rezervasyon yazılım firmaları (GDS), uçak üreticileri, teknik bakım merkezleri (MRO), ikram firmaları, yer hizmetleri şirketleri ve bilişim firmaları, havayolu seyahat hizmetini üreten zincirin olmazsa olmaz halkaları durumundalar.

Havayolu şirketleri sektörün baş rol oyuncuları olmasına karşın, işin kârlılık yanına bakıldığında, rollerin radikal bir biçimde değiştiği görülüyor.

Bu noktada, IATA’nın bir önceki CEO’su Giovanni Bisignani’nin, Haziran 2008’de İstanbul’da düzenlenen IATA Genel Kurulu‘nda yaptığı konuşmadaki benzetmeyi yeniden hatırlatmak gerekiyor.

Bisignani o konuşmasında havayolu şirketlerini, Zeus’un verdiği ceza üzerine her gün Olimpos’un tepesine bir kaya çıkartan Sisifos’a benzetmişti.

Şirketler yoğun çabalar sonucunda kârlılığa ulaşıyor ancak aniden bastıran bir yağmur gibi maruz kalınan dışsal şoklar neticesinde, kaya aşağı yuvarlanıyor ve şirketlerin bilançoları büyük zararlarla kabarıyor.

Havayolu Sektöründe Kimler Kâr Ediyor?

Sektörün son 10 yılına bakıldığında, işletme kârlılığı açısından ilk sırada havalimanı işletmecilerinin olduğu görülüyor.

%19 gibi hayli ciddi bir kâr marjıyla sektörün açık ara lideri konumundaki havalimanı işletmecilerini, GDS’ler ve uçak üreticileri takip ediyor.

Kârlılık listesinin son sırasında ise tahmin edilebileceği üzere, sıfıra yakın bir oranla (%0,5) havayolu şirketleri yer alıyor.

Pek iyi; listenin ilk ve son sırasındaki iki önemli havayolu aktörünü işletme kârlılığı açısından birbirlerinden bu denli keskin bir biçimde ayıran faktörler neler?

Aradaki kârlılık uçurumu başlıca dört ana unsura dayanıyor:

1- Her ne kadar son yıllarda havalimanları arasında da rekabet artmaya başlamış olsa da, havayolu şirketleri çok daha çetin rekabet şartları altında faaliyet göstermek ve bunun sonucunda birim bilet fiyatlarını düşürmek zorunda kalıyor.

2- Bazı ülkelerde havalimanlarında arz sıkıntısı yaşanıp fiyatlar yukarı yönde seyrederken, havayolu şirketleri açısından bir çok pazarda tam tersi bir arz fazlası ve aşağı yönlü fiyat baskısı yaşanmakta.

3- Havayolu şirketlerinin aksine, havalimanlarının gelir kalemlerinden bir çoğu, yolcu sayısından bağımsız hareket ediyor. Konma ücretleri ve kiralar, hemen akla gelmesi gereken iki önemli gelir kaynağı. Yolcu sayısı düşse bile havalimanları bu gelir kaynaklarını kaybetmiyor.

4- Artan petrol fiyatları havayolu şirketlerini doğrudan ve sert bir biçimde etkilerken, havalimanı işletmecilerinde bu etki minimum düzeyde kalıyor.

Havayolu sektörünün genel karakteristiğinin yakın bir gelecekte de değişmeyeceğini öngördüğümüzde;

sahne ışıkları altında en fazla alkışı veya eleştiriyi yine havayolu şirketlerinin almaya devam edeceğini,

ancak yardımcı rollerde olanların bu işten para kazanmayı sürdüreceği söylenebilir.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.